Şehre Sonbahar Geldi…

Şehre Sonbahar geldi. Sabahları artık sıcak yataklardan çıkmak daha zor. Yanımıza aldığımız hırkaya daha bir sarılır olduk iş çıkışı eve yürürken. Yağmurlu günlerde evde olup sinema-battaniye-sıcak kahve-çay elimizde olma halleri başlıyor. Canımız daha çok anne çorbası istemeye başladı. Bu şehre Sonbahar çok yakışıyor. Boğaz’ın renkleri değişmeye başladı, ağaçlar sarı ve turuncunun her rengine sahipler. Vizyona…

Caz Kalpli İstanbul

Yaz’ın en sevdiğim günleri başlıyor. İstanbul Caz festivali bu sene 40’ın üzerinde konser ile 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyla kalbimizi caz ile doldurmaya hazırlanıyor. Bu sene ki festival programının arasından konserlerimi seçebilmek için 3 gün uğraştım. Hepsi birbirinden şahane konserler ama hepsine gidebilmek mümkün değil. İlk seçimim Festivalin en ağır toplarından Trıbute To Miles…

Yaz Bitmeden Gel…

Geçen yazım bol sorunlu ve çalışma tempolu geçtiğinden pek birşey anlamadım. Bu yaz’ı garantiye almak için üşenmedim liste yaptım. Haziran ayın’da brövesini alarak Citta Slow oluşumuna katılan ilk ada olan Gökçeada’yı ziyaret etmeli. Küçük oteller kitabı’nın 2011 baskısında özellikle Ege’de eklenmiş şahane otel ve pansiyonlar var. Haftasonlarını değerlendirmek için keşfe çıkılmalı. Son senelerde İstanbul’da pek çok şarkıcı ve grubu dinleyebiliyoruz. Ama bu sene hangisine gideceğimizi şaşırabiliriz. Amy Winehouse’dan Moby’e kadar çok geniş bir tercih listesi var önümüzde. Hatta başlangıç Interpol konseri ile şahane oldu diyebilirim. Bu sene 18. düzelenen İstanbul Caz Festivali’nin programı kaçırılmayacak kadar özenle hazırlanmış. Tribute To Miles (Marcus Miller, Wayne Shorter ve Herbie Hancock ) en favori konserim festival içerisindeki. İstanbul’da kaldığımız haftasonlarında Prens  Adaları en yakın kaçış noktası. Üstelik konaklama içinde alternatfiler çoğaldı. İş çıkışı en yakın deniz kenarına koşup uzun akşam yemekleri eşliğinde bol sohbetli gün batımları. Benim için yaz Ayvalık-Cunda-Assos-Kaz dağları-Karaburun-Urla-Foça olmadan olmuyor.  Hepsinin içerisinde olduğu Kuzey Ege turu en son ve en çok istediğim. Bol…

Festival Başlıyor…

Yarın 1 aydır başlamasını beklediğim 30. İstanbul Film Festivali başlıyor. Açılışı Kadının Fendi ile yapıyorum. Sonrasında ise biletimin bana sağladığı yaklaşık 20 adet Beyoğlu’nun şahane yeme-içme mekanlarından birini seçip karnımı doyurmayı ve festival coşkusunu yaşamayı planlıyorum. Önümüzdeki 15 gün boyunca Beyoğlu ve Kadıköy en çok gidceğim lokasyonlar. Festival ile birlikte gitmeye fırsat bulamadığım bir çok yeni mekanı da keşfetme fırsatı bulacağım. Festival dışında yapacak bir çok alternatif var yine İstanbul’da. Daha önce yazdığım Karaköy’de ki Maya Lokantası her ay ayın ilk pazarı gerçekleştirdiği Pazar kahvaltısı bu Pazar. Şef Didem Şenol’un sote enginarlı köy yumurtasın’dan tutunda Bozburun’un çam balına kadar son derece sağlıklı ve leziz bir menü bekliyor sizi. 10:30 ve 12:30 şeklinde 2 oturumdan birine rezervasyon yaptırabilirsiniz. 0212 2526884 Nisan ayı Aynı zamanda Paskalya ayı. Beyaz Fırın bu aya özel bir çok lezzet çıkarıyor. Renk, renk, yumurtalar, horozlar, sakızlı ve mahlepli Paskalya çörekleri var. İnternetten de sipariş verebiliyorsunuz. http://www.beyazfirin.com

Festival Fimlerim

İzne çıkmak için gün sayan ofis canlısı gibi 30. İstanbul film festivali başlasın diye gün sayıyorum. Biletlerin satışa çıktığı gün yola çıkacakmışım gibi hazırlık yapıp biletlerimin peşine düştüm. Görevimi başarı ile tamamladım. Tam gün bir işe sahip olduğumdan haftasonu ve akşam matineleri ile festivale dahil olmaya çalışacağım. Tabi bu bana biraz pahalıya mal olacak ama…